Mystery Short Stories in Turkish

Rüya

 

Akşam. Hava serin.  Ben yalnızım. Koltukta oturuyorum ve televizyon seyrediyorum. Haberlerde yarın yağmur yağacak diyorlar. Bu akşam televizyonda güzel korku filmi var. Yalnızım ama korkmuyorum. Açım. Kalkıyorum ve mutfağa gidiyorum. Buz dolabının kapısını açıyorum. Buzdolabında hiç bir şey yok. Duvardaki saate bakıyorum. Saat sekizi tam yirmi beş geçiyor. Market daha kapanmamıştır.

Cüzdanımı cebime koyuyorum, ceketimi giyiyorum ve dışarı çıkıyorum. Dışarıda hafif rüzgar esiyor. Kimse yok. Kapıyı kilitliyorum. Markete gidiyorum. Market açıkmış. İçeri giriyorum ama içeride kimse yok. Kimse var mı?- diyorum. Kimse cevap vermiyor. Yerde bir iki tane kırılmış kola şişesi var. Tekrar “Kimse var mı?” diye sesleniyorum. Ama cevap yok. Çok garip, market sahibi nerede acaba. Dışarı çıkıyorum. Arkamdan bir ses “yardım edin!” diyor. Tekrar markete geri dönüyorum.

Yine sessizlik. Kimse var mı? diye soruyorum. Bir kaç adım içeriye doğru ilerliyorum. Yerde kırmızı lekeler görüyorum. Rafların arkasından bir ses duyuyorum. Bir iki adım daha ileri atıyorum. Sağımda bir kapı var. Kapı açık. İçerisi karanlık. Kapıya doğru gidiyorum. Kapıyı aralıyorum ve içeri bakıyorum. Hiç bir şey görmüyorum. Yardım edin! – diye bir ses duyuyorum tekrar. Korkumdan yüreğim göğsümden fırlayacak gibi oluyor. İçeriye adım atıyorum. Her taraf karanlık. Neredesiniz? Sizi görmüyorum. İyi misiniz? Ambulans çağırayım hemen. O ses – Yardım edin diyor ama bu kez sesi uzaktan geliyor. Kimsiniz? – diye soruyorum.

Ama cevap yok. Bir adım daha atıyorum…bir şey ayağımı yakalayıp sıkıyor. Çok acıtıyor. Bağırıyorum ve…koltuğumda uyanıyorum.

Televizyon açık. Korku filmi başlamış. Uyuya kalmışım. Hepsi rüyaymış. Yüreğim hızla çarpıyor. Alnımdan ter akıyor. Ama rahatlıyorum. Dışarıda yağmur yağıyor. Acıktım. Kalkıyorum ve mutfağa gidiyorum. Buzdolabının kapısını açıyorum. Buz dolabı bomboş. Markete gidip bir şeyler almam lazım..Kapıyı açıyorum.

Dışarıda polis arabaları var. Bir şey mi oldu acaba? -Üstümü giyiyorum ve arabaların yanına gidiyorum. Marketin önünde polisler var. Komşular da orada. Marketin kapısı açık. Ne oldu? diye soruyorum komşulara. Beni görünce her kes bağırıyor ve kaçıyor. Polisler bana doğru koşuyor ve -Kıpırdama!- diye bağırıyorlar. Ben kıpırdamıyorum. Lakin polisler benim içimden geçip gidiyorlar. Arkaya bakıyorum. Orada ben varım. Bir başka ben. Onu yakalıyorlar ve arabaya sokuyorlar. O bana bakıyor ve gülümsüyor. Neler oluyor anlamıyorum. Bu da bir rüya mı? Çabuk uyanmak istiyorum..

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s